Takvimler 1430’u gösteriyor.
Miladi 2009’u.
Şimdi seni düşünüyoruz,
Tâ geçmişini.
Uzunca bir yolculuğa çıkalım.
Adem babamız hayat bulunca,
Rabbimiz demiştiki: “Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz.”(1)
Ve şeytan da musallat olmuştu onlara.
Allahın “şu ağaca yaklaşmayın” uyarısını unutturmak için.
Ve hilesini yapınca ademle havvaya.
Artık cennetten bir yol görünmüştü dünyaya.
Artık cennetten bir yol açılmıştı sana “EY MEKKE”.
EY MEKKE!
İnsanlığa ilk devlet sen oldun.
Sende kabul oldu ilk dua.
Sende kabul oldu ilk tevbe.
Sende son buldu Ademle Havvanın hasreti.
Şeytan da kovulup gelince dünyaya,
Sende başladı Ademoğlunun tekrar imtihanı.
EY MEKKE!
Ve sende inşa edildi, yeryüzünün ilk Mabedi.
Kâbe sendedir, Arafat sende.
Zemzem sende fışkırdı, hayat sende.
İbrahim sana geldi, İsmail büyüdü sende,
Hacer annemiz bile koştu Safa ile Merve’nde.
Ve aradan uzun asırlar geçti. Hz İsa’dan sonra takvimler 571’i gösterirken,
Alemlerin nuru sende doğdu.
“Hz. MUHAMMED” doğdu.
EY MEKKE!
O zamanlar “KABEN” putlarla doluydu.
Zulüm ve cehalet karanlıkları her tarafını sarmıştı senin.
Mazlumların âhı vadilerinde yankılanıyordu.
Kumlara diri diri gömülen kızların çığlıkları,
Anaların ağıtları sanki hala kulaklarımızda.
Ve sen ağlıyordun.
EY MEKKE!
Her şeye rağmen, yine de sen umutluydun.
Çok mübarek bir elçiyi büyütüyordun, bir ana gibi kucağında.
Sen Hz. Muhammedi büyütüyordun.
Büyümüş 40 yaşına varmıştı o büyük insan.
Şimdi sen bir Sevr Dağına bakıyordun, bir Hira Dağına.
Bir güneş doğsun istiyordun.
Üzerindeki kara bulutları dağıtacak.
Toprağa düşmüş umut tohumlarını yeşertecek.
EY MEKKE!
Beklediğin o güneş doğdu.
Bir melek inmişti semaya
Bir melek inmişti “Hira’ya”
Ve sen yıl 610 diyordun.
Evet sen “CEBRAİLİ AĞIRLIYORDUN”.
Cebrail ademe ilk geldiğinde de sana gelmişti.
Hz Muhammed için son kez yine sana geldi.
Artık sen beklediğine kavuşmuştun.
Hatemül enbiya sendeydi.
Son peygamber sendeydi.
“MUHAMMED AS.” Sendeydi.
Ama Ebu Cehiller de sendeydi.
EY MEKKE!
Hz.Hatice annemiz sende yüceldi.
Ebubekir, Ömer, Osman, Ali sende Hazret oldular.
Hz. Sümeyye sende şehid oldu.
İmanla küfür.
Müminle müşrik
Sabırla gevşeklik
Cehennemle Cennet
Sıddıkla ihanet
Ashabla adüv
Sende belli oldu.
EY MEKKE!
Sen en çetin imtihan yeri oldun İlk Müminlerin.
EY MEKKE!
Yıl 622 imanlar kemale erdi.
Sen istemesen de,
Müminlerin bir süre senden ayrılması gerekirdi.
Peygamberimiz de senden ayrılırken sana mahzun mahzun bakmış ve, “Ey Mekke! Vallahi, sen, Allah'ın yarattığı yerlerin en hayırlısı, Allah katında en sevgili olanısın! Bana senden daha sevgili, daha güzel bir yurt yoktur! Çıkarılmaya zorlanmamış olsaydım, senden asla ayrılmaz, senden başka yerde yurt yuva tutmazdım." (2) diyerek sana olan sevgisini dile getirmişti.
EY MEKKE!
Sende doğan İslam Güneşi, kardeşin Yesrib’i aydınlatmıştı.
Ve büyük hicret gerçekleşti Yer yüzünde
“MUHAMMED” Medine’de.
Kara bulutları dağılınca kardeşin Yesribin, adı da değişti.
O artık “MEDİNE-İ MÜNEVVERE”.
Sen “MEKKE-İ MÜKERREME”sin,
O da “MEDİNE-İ MÜNEVVERE”.
Seni işgal eden küffarın azgın ateşi pekçok kere çarpınca “Kardeşin Medine’nin rahmet duvarlarına”,
küfrün zorbaları bir bir yok oluyordu.
SEVİN ARTIK EY MEKKE.
BEKLEDİĞİN GÜN GELDİ.
YIL 630.
SEVİN ARTIK EY MEKKE.
BEKLEDİĞİN GÜN GELDİ.
YIL HİCRİ 8.
Aylardan Ramazan.
Senin Muhammmedin sana geliyor.
Artık sen de kurtulacaksın.
Kâbe’ni kirleten putlar kırılacak.
Üzerindeki şirkin zulüm karanlığı ebediyyen kayboluyor.
Lat menat hubeli duyan sokakların,
Tâ İbrahim’in “lebbeyk” sedalarıyla,
Ömer’in “Allahü Ekber” nidalarıyla çalkalanıyor.
EY MEKKE!
Bak yine senin Muhammed’in seni unutmadı.
Artık tertemizsin.
Kâben putlardan,
Sen de Ebu Cehillerden kurtuldun.
Artık sokaklarında kan ve göz yaşı yoktu senin.
Doğan kız bebeleri, “iyiki doğmuşum” diyordu.
“Kız doğuran ana” da gülüyordu.
Kaben’de Hacer annem,
Mualla’da Hatice annem rahat rahat uyuyordu.
EY MEKKE!
Sen ki şehirlerin anası oldun.
Sen ki beldelerin haremi oldun.
Ey Cennetin dünyadaki kapusu Mekke
Ey merhametin tapusu Mekke
Ey şehirler anası Mekke
Bak Kudüs ağlıyor
Bak Bağdat yanıyor
Bak İstanbul sessiz.
Sanki kıyamet yaklaşıyor.
Dillerde kuran olsun.
Gönüller imanla dolsun.
Zalimin zulmü son bulsun.
“EY MEKKE” sana da selam olsun.
Ey gurbetin Müminleri
Size de selam olsun.
MEKKE’NİN FETHİNİN, Hicri 1430 ve Miladi 2009 senesinin Şahsınıza Ailenize Milletimize Alemi islama Huzur Mutluluk Bereket Barış Kurtuluşlar
Getirmessini Cenabı Allahtan niyaz ederim.
Saygı ve hürmetlerimle, Allaha emanet olun.
(1) Bakara Suresi 35. Ayet
(2) Ibni Seyyid, Uyûnû'lEser, c. 1, s. 181; Halebî, Insanû'lUyun, c. 2, s. 176.
YAŞAR KAPKARA
ARALIK-2009 /
SULZBACH MERKEZ CAMİİ İMAM HATİBİ